28 Ağustos 2008 Perşembe

KaDıN oLMaK


Can DÜNDAR 'Kadın Olmak' yazısını çok beğenirim sizlerle paylaşmak istedim.

Kadın Olmak!...
Bir kadın çocuktur aslında…

Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak sevmeli erkek kadını… Ama hiç bir kadın çocuk muamelesi görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz; ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz..


Bir kadın güçlüdür aslında...
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Bir kadın sevgidir aslında...


İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever; ama, tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer alamazsınız. Her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette Bunun tek nedeni ise engelleyemedikleri 'acımak' duygusudur.
Bir kadın yalnızdır aslında...
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız, onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
Bir kadın çılgındır aslında...


Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Üreticiliğinin sınırı yoktur ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz üreticiliğini. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz!
...........bir kadını ağlatırken çok dikkat edin..!!!
....... çünkü Allah gözyaşlarını sayar.....!!!!
kadın;erkeğin kaburgasından yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı..!!!
öyle olsaydı ezilirdi......!!!üstün olsun diye başından da yaratılmadı......!!


AMA GÖĞSÜNDEN YARATILDI......
Eşit olsun diye......
kolun biraz altında...
korunsun diye...!!!
KALP HİZASINDA SEVİLSİN DİYE!!!

Can DÜNDAR

21 Ağustos 2008 Perşembe

BuGüN; Bu ŞeHiRDe, BiZi SeVMeYi öĞReNDiM

(Bu şiire hep bayıldım ben. şahane dimi..şiiri okudum.. hissettim.. yaşadım ve resimledim.)

Bugün; bu şehirde,
...kendimi sevmeyi öğrendim.
Rüzgarlar,
...ben mutlu olayım diye eserken,
Şafaklarla birlikte
...karanlıkları sökmeyi öğrendim
Umutlarımı söküldükleri yerinden
...dikebilmeyi öğrendim.

Bugün; bu şehirde,
...sana gelmeyi/gelebilmeyi
Seni beklemeyi öğrendim
"Günaydın"...
"Ben geldim"
"Buradayım, senin olmaya geldim" demeyi,
Bir parkta, saatlerce aç yaşayabiliyorken,
....sensiz yaşayamayacağımı öğrendim.

Bugün; bu şehirde,
...ellerimi beline dolamayı,
Yarım bir öpücükten,
...tam bir hayat çıkarmayı öğrendim.

Bugün; bu şehirde,
Kaçmak için saçma bir sebepten ötürü,
...kaçak sarılmayı,
...kaçak bakışmayı,
Kaçak yaşayabilmeyi öğrendim.
Dilimle diyemediklerimi
....gözlerine bakarak söylemeyi
Kaçak tebessümlerini yakalamayı öğrendim.

Bugun; bu şehirde
...açlığımı,
...susuzluğumu sevdim
Mutsuzluğumu,
...mutluluğu görünce öğrendim.
Daha, ayrılığın ilk adımında özlemeyi,
Bugün; bu şehirde,
...senin soluklarını öğrendim
Yeniden gelebilmek için,
...gidebilmeyi öğrendim
Bugün; bu şehirde,
...seni sevmeyi öğrendim

Bugün; bu şehirde
...ruhunla nefes nefese sevişip,
Bedeninden/bedenimden
...vazgeçmeyi öğrendim
İlk defa bütün boyutlarından sıyrılarak
Seni/beni terkedip ?biz? olmayı öğrendim
Bugün; bu şehirde,
...bizi sevmeyi öğrendim Can

Bugün; bu şehirde,
...kendimi sevmeyi öğrendim.
Rüzgarlar,
...ben mutlu olayım diye eserken.
Şafaklarla birlikte
...karanlıkları sökmeyi öğrendim
Umutlarımın döküldükleri yerlerine
...yeni umutlar ekmeyi öğrendim.

B.K.AHISKALI
(Bana Sakladıklarım)

18 Ağustos 2008 Pazartesi

SaPaNCa




ooo deniz kıyısına gittiğimi düşündünüz değil mi?

yanılıyorsunuz.

bu hafta sonu Sapanca Gölü kıyıların gezindik, ördekler gibi suya daldık:))

pardon daldıımmm..
yeşilin ve mavinin dostluğu

daha neler neler

dalarken fotoğraf makinamda benimle geldiği için sadece bir kaç fotoğraf sağkalmış :)

ama müthişti çok mutlu oldukkk
çookkk...
bize bunu yaşatan arkadaşıma bir kez daha teşeeekkkküürrrrlerrr.
seni seviyoruzzzz.



bu gördüğünüz evlerde yaşayanların hepsi çok şanslı
nefis göl manzarasıyla yaşıyorlar.
işte ördek olduğum yerler..:))
ve
meleğim ..

15 Ağustos 2008 Cuma

Hııımmmm..


arkadaşlarımla bir öğle yemeği kaçamağında..
çok lezzetli duruyo...
hıımmmm...
ve de çok nefisti..

14 Ağustos 2008 Perşembe

YaŞaM SeBeBiM MeLeĞiMmMmM...


SiYaH SüT


Siyah sütü almadan önce olumsuz eleştiriler okudum. Hem Elif Şafak için hem de siyah süt için…

Şimdi bu kitabı okudum ve bir kadın olarak hiçbir olumsuz fikrim yok. bu kitabı okumak bana müthiş bir zevk verdi ve bilmediğim çok şeyi öğrendim. kadınlar ve dünyalarımız hakkında ve Elif şafak bu hayatta yazma yeteneğine hayran olduğum kadın yazarlar arasına girdi.

Siyah süt her ne kadar “yeni başlayanlar için postpartum depresyon” alt başlığını taşısa bile depresyonla ilgili bilgileri son 50 sayfa arasında… Bunun dışında yazar; kadın olmak, anne olmak, hem anne hem kadın yazar olmak ve bütün bunların içinde kendi iç seslerinde kendi çıkış noktasını bulmaya çalışmasını kurgulamış. Kadınlığıyla barışmasını, anne olmak yolunda verdiği mücadeleyi, kadınlığının annelikle beraber olgunlaşmasını anlatıyor. Ve ne kadar ben olmuş insanın bir kadın bir anne olarak kendisini bulmamamsı imkansız çoğu yeri beni ağlatan içimdeki geçmişimle beni yüzleştiren yanlarını okudum.. etkilendim.. öğrendim..
Ve başka anne olan kadın yazarlardan örnekler vermiş …

Ve ne kadar bizmiş o kadın yazarlarda ve ne kadar zor şartları göğüslemek zorundalarmış.
Bence en güzellerini hak ediyorlar nede zorlu yaşantıları varmış …ve anne olmayı yazarlığa seçenlerin hayatlarındane kadar fedakarlık yaptıklarını gösteriyor
Çok zor fikir adamı olmak…
ve fikir annelerinin yazması.
Sonra kadın yazarların otobiyografilerinden bahsetmesi. Çok güzel ve beğeniyle okuyacağınız bir kitap bence..
Ben etkilendim… sizi de etkileyeceğine eminim
Ben Elif Şafak kitaplarını okumak istiyorum.
Sizelere de tavsiye ediyorum…
Lütfen tüm kadınlar okusun. ve kaynanalar okusun:) baba adayları kadınların neler yaşadığı anlamak adına ve kadınlarını dahamutlu etmek isteyen baba adayları lütfen okusun. Aslında tüm insanlar için çok çok güzel ve öğretici ben dersimi aldım.

Ha birde şu var kitabın okunma yönteminde elif şafak “bu kitap okunur okunmaz unutmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi demiş. Bunu Elif Şafak’tan dinlemek isterdim. Kitap aralarında serpiştirdikleriyle elif şafak bu kitabı suya yazmamış.
Elif şafak” kitapların anneleri okurlarıdır yazarlar değil “diye iddaalı bir laf atmış ortaya. Eğer yazarlar kitaplarını romanlarını doğurmak şiirlerini doğurmaktan bahsediyorlarsa o zaman kitaplarının anneleridirler.
Sorarım ona hangi anne evladını unutur. :)
simdi sıradaki kitabım "kürk mantolu madonna"..

8 Ağustos 2008 Cuma

PaBuÇLaRıM


meğer ben
kırmızı ayakkabılı
küçücük bir kızmışım
kaybolmayayım diye
çakıl taşlarını cebine doldurup
ormana giren..



meğer
kiraz mevsimiymiş
haberim yokmuş.

3 Ağustos 2008 Pazar

aTLaR ve GöZYaŞı


I.
Ağalar,
Atlar da ağlar inanın
Hem de bir ağlar.
Dayanmaz dağlar...
Abanoz sertliğinde bu akşam
Yani en şerefsizi lacivertin
Atlara tek su yetmez ağalar
Çifte su verin
Derin uçurumlara
Korkmayın sürün atları
Kanatları bıçak sırtı
Dizginleri kanlı kantarma
Kor ateş fırınlara
Aldırmayın atın atları
Abanoz siyahiliğinde bu akşam
Atlar da ağlar inanın
Hem de bir ağlar
Sel süpürür bayağılıkları!..

II.
Ağalar
Atlar da ağlar inanın…
Ah yıldız. Akan yıldız
Ha altımızda sarışın at
Ha koynumuzda yağız kız
Biçer lacivertini atlar evrenin
Bulutlar mola yeri
Kıvılcımsız bir toynak
Atların tüm kederi
Atlar ufuklara yaslanır ağalar
Tepeler soylu dağları
Yelesi örülende
İbrişim ışığından
Çatlar en berk yerinden
Demirden bukağıları
Ağalar,
Atlar da ağlar inanın
Hem de bir ağlar. Eritir granit kayalıkları!..

III.
Atlar geceden beslenir, ağalar
Karanlıktan sulanır
Bulanır başı atların
Dağların bir de
En geride iz kalır
Orta yerde ben ve siz çaresiz
Siz ki. Tavlalarda efendisiniz
Küheylanlarda kantarma
Bunları nasıl bilmezsiniz?
Atlar da ağlar, ağalar
Burunları volkan olur atların
Kuyrukları yıldız karması
Ağalar,
Atlar da ağlar inanın
Hem de bir ağlar. Devrilir yüce dağlar!..

IV.
Atlar bürünür, ağalar
Bürünür doru baranîsini
Yelesini türkü eder
Rüzgâra karşı çığırır
Soğuk suları üfler de içer atlar
Buz çatlar nefeslerinden
Ensesinden kavrayanda atları
İnce uzun ve ılıman bir el
Gel eder uzaklara. Gel he–hey gel...
Ağalar,Atlar da anlar inanın
Hem de bir anlar.
Dayanmaz buna canlar!
Ağalar,
Sızlar yüreciği atların
Atlar da sever inanın
Hem de bir sever. Dayanmaz doru kızlar!..

Ahmet Yozgat