28 Eylül 2008 Pazar

ŞeHR-i RaMaZaN

İşte bereket ayı olan Ramazan geldi ve geçiyor bile.
Bu ayda Allah'ın rahmeti bizi kuşatır. Bu ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner.
Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur.
Allah bizim iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise yaptığımız kulluk görevlerimizle kendimizi Allah'a sevdirmeliyiz bu ayda.
Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah'ın rahmetinden nasibini alamayandır.
Ramazan kelimesi, güz mevsiminin başında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur anlamındaki “ramdâ” kelimesinden türetilmiştir.
Bu yağmur, yeryüzünü yıkadığı gibi Ramazan ayı da iman edenleri günahlardan yıkayıp temizler.
Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğu günahları için Allah'tan af dileme ayıdır.
11 Ayın Sultanını, sofralarımıza misafir ederken ,bloooma da konuk etmek istedim. Ramazanın en önemli özelligi,büyük sofralarda buluşup, hep beraber huşu içinde yenilen iftar yemekleri. Yılın başka hiç bir döneminde yediginiz yemekten bu kadar lezzet alamazsınız.

Ramazan, bereketi ile cömertçe kucaklar bizi, farklı iklimlere götürür.
Karnımız doysa da ,sofradaki yemekler hiç bitmez ve yemek sırasındaki sohbetin lezzeti ise, hatıralarımızın baş köşelerine dogru yol alır.
Hep çocuklugumuzun Ramazanları diye nostaljiler yapılır ya, o günler de çok güzeldi mutlaka ama biraz da bizim çocuk olmamızın ve herşeyin güzel gelmesinin payı da vardı bunda.
Çocukluğumun Ramazanı deyince gözümde canlanan ilk tablo, oruç tuttuğumuz zaman babamın bizi gezdirmesi, orucumuzu satın almaya çalışması ve sofranın bizim sevdiğimiz yemeklerle donatılması hatta babamın kendi elleriyle yemekler pişirmesi.
Aslında ben günümüzün Ramazanlarını da çok seviyorum.
Kurulan devasa iftar çadırlarını, oralarda bir dilim ekmeği paylaşmanın lezzetini.
Son yıllarda gittikçe daha güzelleşen etkinlikleri, televizyonlardaki iftar ve sahur programlarını, tüm insanları kucaklayan sevgi ve hoşgörü iklimini...
Ramazan çadırlarında eski ramazan eğlencelerinin canlandırılması...
benim Meleğimde bu etkinliklerde yer aldı..
Tüm bunların gelecek Ramazanlarda da yaşanmasını diliyorum..


4 Eylül 2008 Perşembe

VaNiLYaLı ve KaKaoLu

..beni seviyorsanız, dikkat!


köşe başındaki camcıya sorun..


O ne derse doğrudur, dalga geçmeyin adamla..


üstelik beni sevmek haşlanmış pirinçleri beyazlatır. Günaydın!


sabahlarınız gibidir beni sevmek, horozun renkleri gibidir,


beni sevdiniz mi? yangındır artık parmaklarınız..


Edip Cansever

SıCaK GeÇeN BiR YaZDaN SoNRa

Çok çok sıcak geçen bir yaz demek daha uygun
bu yaz için çok bunaltı hepimizi..


Evet işte Eylül’deyiz.
Sonbahar seviyorum bu mevsimi.
beklide en sevdiğim mevsimdir sonbahar.
Artık havanın soğunu hissetmek zamanı bulutların ve rüzgarların raksına dalıp gidiş..
Yanımızda bir şal bir hırka bulundurma zamanı mevsimlerin en güzeline giriş zamanı.


İşte SONBAHAR


Ne güzel.