The Bridges Of Madison County (Yasak İlişki)


Bir bakarmısınız yandaki tabloya müthiş değil mi?

Müthiş bir film izledim dün gece.
Etkilenmemek ne mümkündü
Şimdi izlere anlatınca sizlerde izlemediyseniz izlemek isteyecek izlediyseniz bile hatırlayacak ve tekrar izlemek ve yine sorgulamaya başlıyacaksınız hayatı/hayatınızı…


Hani hep mailler gelir arkadaşlarınızdan günü yaşayın pozitif olun hayatın kıymetini bilin karanlıkta görünen küçücükte olsa o ışığın farkına varın ve kıymetini bilin gibi ama hangi birimiz bunları uygulayabiliyoruz ki...
İşte izlediğim film de bu mailler gibiydi sanırım ama Meryl Streep’in muhteşem performansına diyecek kelime bulamıyorum.

Film, Robert James Waller'ın aynı adlı kitabından uyarlanmış.
Clint Eastwood, başrol oyunculuğu yanında aynı zamanda filmin yönetmenliğini de yapıyor. Ve tabii Meryl Streep... Filme muhteşem oyunculuğu, güzelliği ve doğallığıyla hayat katan kadın...Francesca'ya can veren, onu yaşayan ve yaşatan, 40'ından sonra da aşık olunabileceği konusunda seyredenleri yüreklendiren Meryl Streep..Bence gelmiş geçmiş en başarılı aktrist olduğunu bu filmle kanıtlamıştır sinema dünyasına... Ve tabii ki Clint Eastwood un da hem yönetmenlik hem de oyunculuk konusunda başarısı asla gözardı edilemez...

Tekrar izlememe rağmen gecenin ıssızlığında telefon sesi olmadan evdekilerin hareket olmadan izlendiğindeki etkisi bir başkaydı.
Ve günüme bu filmle başladım biliyomusunuz çok etkileyiciydi.
Adı biraz bizim toplum yargılarımıza uymasada (yasak aşk) muhteşem bir bir aşk-sevgi filmiydi..
Bakın sadece aşk filmiydi demiyorum. Aşk-sevgi filmiydi diyorum..
Lütfen izleyin diyorum izlediyseniz bir daha izleyin.

Konusu şöyle Meryl Streep'in canlandırdığı Francesca'nın ölümü sonrasında, vasiyetinin çocuklarına okunmasıyla başlar. Francesca cenazesinin yakılmasını ve küllerinin Roseman Köprüsünden atılmasını vasiyet etmektedir. Annelerinin babası ile aynı mezarlığa gömülmek istememesine şaşıran oğlu ve kızı, buldukları günlükte bu isteğin nedenini daha iyi anlayacaklardır. Anneleri tüm hayatını ailesine adamış artık kendisinden geri kalanını National Geographic dergisinin fotoğrafçısı Robert'a vermek istediğini yazmıştır. O güne kadar kendi halinde bir ev kadını olan annelerinin yaşadığı yasak ilişkisini öğrenen çocukları günlüğü okudukça, bir anda hayatlarında bulamadıkları bir aşk masalını dinlerken bulurlar kendilerini...

Filmin kabaca konusu böyle anlattığım gibidir, evet. Ancak film bu kadarla kalmaz, çok insani, karşı konulamaz ve belki kaçınılmaz olan ama toplumca ahlaki olmayan nitelikteki duyguları öyle güzel detay ve diyaloglarla yaşatır ki... Birçok sahnesinde gözyaşlarımı tutamadım. Ve kolay kolay akıldan çıkacak gibi görünmüyor.
Film üzerinde düşünmeye sürüklüyor insanı heleki hayal kırıkları fazlaca olanlar için… "ben olsam..." diye başlayan bir cümle geçer kafanızdan, toplumsal değerleri sorgularsınız, bulunduğunuz anı ve seçimlerinizi gözden geçiriveriyorsunuz…
aşık olmak istiyor insanın içi…
eğer aşıksanız ona sarılmak geçiyor…
ve bunun gibi birçok karmaşık duygu bırakıyor film...

Geç kalınmışlıklar, ikilemler, feda edilenler, zorunluluklar, cesaret, seçimler ve gerçek aşk üzerine yapılmış son derece yalın ancak bıraktığı etki itibariyle bir o kadar kuvvetli bir filmdir bu, hayatını kısacık zamanlara sığdırabilenlerin öyküsüdür...
Bu filmi hala izlemediyseniz, izlediğinizde neden bu kadar geç kalmışım diyebilirsiniz sizde benim gibi…Bir de filmin o çok özenle seçilmiş müzikleri tuz biber olur tabii, bütün bu duygular üzerine.
Özellikle jazz müzik sevenlerin soundtrackını edinmelerini tavsiye
diyorum ben en kısa zamanda bunu yapacağım.

Bridges Of Madison County -

Yorumlar

  1. bu filmi yıllar önce izlemiştim . gercekten etkilenmemek elde değil..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

çok naziksiniz demekki yoruma değer buldunuz efendim çok çok teşekkür ediyorum en kısa zamanda aktif edeceğim ve bloğunuza uğrayacağım sevgiyle kalın.

Popüler Yayınlar