sen büyüdün KüÇüĞüM

Büyümek…
kelime kökü büyü… -mek, mak bize öğrettikleri gibi mastar eki…(dilbilgisinden aklımda kalan nadir bilgilerdendir, kullanayım dedim…) Sanki büyümek büyülü bir şey gibi…
Demek ki çocuklar ondan büyümek ister, büyülü sandıkları için…
yoksa boy kelimesinden dönüşerek mi gelmiş; hani boy atmak boylanmak; büyümek demek gibi…
Bilmiyorum bunu dilbilimcilere sormak gerek…

İzlediğim bir filmde ‘büyümenin en kötü yanı farkında olmadan olması diyordu.
Farkına varmıyosun büyüdüğünün.
Ben mahallede baş mı tumba mı kaleye kim geçecek kavgası yapıp mahallenin tüm erkek çocuklarını üterken miskette; mahalledeki ablalarımız kocaman gelirdi bana.
Kocaman kadındı onlar.
Üstelik kocaman oldukları zaman benim şimdiki yaşımdan en az 10 yaş küçüktü hepside.

Büyümek nüfus kağıdındaki yaşın çoğalması demek?...
Bu dünyada geçirdiğin zamanın çoğalması?...
Yaşlanmak=büyümek mi?...
yoksa büyümek bir çocuk yiyeceği markası mı sadece…
derinin buruşması, çizgilerin artması…
İç organların ve bedenin miadının dolması, kullanım süresi uzadıkça çıkardığı arızanın artması, markanın eskimesi, yedek parça bulma ihtimalinin gittikçe azalması mı?...:)

Büyümek sorumlulukların artması, ödenen ve ödenecek bedellerin kabullenilmesi, alışmak, kabullenmek, kaybetmeyi öğrenmek, olan biten, olabilecek her şeye hazırlıklı olmak, kararlar almak ve bu aldığın kararların sadece kendi hayatında değil yakınında olan ve sevgidiğin insanların hayatında yaratacağı değişiklik ve etkileri göze almak, hesap kitap yapmak, haddini bilmek, aşırılıktan kaçınmak, zarar ziyan dökümü yapabilir duruma gelmek, mizan çıkaracak bilgiye sahip olup kar zarar hesaplarını iyi bilmek mi?...

Büyümek sunabilecek önerilerin olması demek ki öneri sunabilmek için biraz fikrin olması gerek.
Buda her konuda biraz bir şey bilmeyi gerektiriyor.
Bunun için çok oku… çok öğren…

Arkadaş olurken ne karşındakinin sınıfsal ve sosyal konumu, ne siyasi görüşü, ne ekonomik özlelikleri hiç bişey yok aklında hiç bişey… Salt ve saf samimiyet…
Büyüdükçe bakıyorsun kurulan ilişkilerde süzgeçlerin oluşmuş insanları önce süzgeçten geçiriyorsun, en azından ortak bakış açımız olsun yoksa ne konuşuruz diyorsun.
Sonra bakıyorsun aslında herkesin eleme kriterleri var.
Ön elemeyi atlatamayan yarışmaya bile giremiyor.
İşte tam bu noktada eleme kriterleri insanların hayata bakışını ve duruşunu belirliyor.
Senin duruşun hep güçlü olsun…

Bu konu böyle uzar gider. Velhasıl sen büyüdün küçüğüm…
aklınla yaşa küçüğüm…
Seni seviyorum…

Yorumlar

Popüler Yayınlar